top of page

Devrimin Deliliği: Marat/Sade

  • Yazarın fotoğrafı: Özgür Kalender
    Özgür Kalender
  • 21 Oca
  • 3 dakikada okunur

Peter Weiss’in 1963 yılında yazdığı Marat/Sade, tam adıyla “The Persecution and Assassination of Jean-Paul Marat as Performed by the Inmates of the Asylum of Charenton Under the Direction of the Marquis de Sade”, hem tiyatro hem de sinema tarihinde sınırları zorlayan bir eserdir. Oyun, 1808 yılında Charenton Akıl Hastanesi’nde geçer; Marquis de Sade, burada kaldığı dönemde akıl hastalarına kendi yazdığı bir oyunu oynatır. Bu oyunun seyircileri ise hastane yöneticileri ve dönemin seçkin sınıfıdır. Bu çerçeve, hem sahnedeki performansı hem de dış dünyayı birbirine ayna gibi yansıtan katmanlı bir yapıyı mümkün kılar. Peter Brook’un 1967 tarihli film uyarlaması, bu yapıyı neredeyse bütünüyle korur. Sinema perdesine taşınmış bir tiyatro oyunudur, ancak izleyiciyi yormak yerine içine çeker.


Marat/Sade, Peter Brook (1967)
Marat/Sade, Peter Brook (1967)

Filmin en etkileyici yönlerinden biri, teatral doğasını hiç gizlememesi ve hatta ondan beslenmesidir. Oyunun içinde izlediğimiz oyun, seyirciyi de sahnenin bir parçasına dönüştürür. Seyirci hem bir akıl hastanesinde “hasta”ların performansını izler, hem de kendi “izleme eyleminin” sınırlarını sorgular. Foucault’nun “Deliliğin Tarihi”nde belirttiği gibi, toplumun delilikle kurduğu ilişki her zaman iktidarın sınırlarını belirler. Bu film de tam olarak o sınırların içinde, hatta onların üzerine basarak ilerler.


Oyunculuklar olağanüstü derecede güçlüdür. Brook, tiyatro kökenli bir toplulukla çalışır; bu da performansların sahiciliğini artırır. Abartılı jestler, yüksek tonda replikler, zaman zaman ritmik bir delilik haline dönüşen sahneler… Tüm bunlar bilinçli tercihlerdir. “Tiyatral aşırılık”, burada karakterlerin zihinsel durumlarını dışavurmanın bir yolu haline gelir. Film başlamadan önce karakterlerin tek tek tanıtılması da bu dünyaya adım atmamızı kolaylaştırır; böylece, oyunun içinde oyunun kurgusunu daha rahat takip ederiz.


Marat/Sade, Peter Brook (1967)
Marat/Sade, Peter Brook (1967)

Yine de itiraf etmeliyim ki Marat/Sade izlerken zaman zaman kendimi kaybolmuş hissettim. Filmi ilk izlediğimde oyunun tarihçesini bilmiyordum. Araştırmaya başladıkça metnin katmanları açıldı, ancak izlediğim şeyle okuduklarımı tam olarak birleştirmekte zorlandım. Bu, dönemin anlatı biçiminin doğasından kaynaklanıyor olabilir. 1960’ların politik tiyatrosu, Brecht’in yabancılaştırma etkisinden ve Artaud’nun “Cruelty Tiyatrosu”ndan derin izler taşır. Weiss’in metni de bu iki damar arasında durur; seyirciyi hem duygusal hem de düşünsel olarak sarsmak ister. Bu nedenle, uzun monologlar ve müzikal aralıklar, hikâyeyi anlatmaktan çok, izleyiciyi düşünmeye zorlayan kırılma noktaları yaratır.


Marat/Sade, Peter Brook (1967)
Marat/Sade, Peter Brook (1967)

Bu sahnelerden biri, Jean-Paul Marat’nın devrim üzerine yaptığı ünlü tirattır:

“We want a revolution that changes not only the system but the human soul itself.”
“Biz yalnızca sistemi değil, insan ruhunu da değiştirecek bir devrim istiyoruz.”

Bu replik, filmin hem felsefi hem politik merkezidir. Devrim, sadece iktidarın yerini değiştirmekle kalmaz, insanın içindeki iktidar arzusunu da sorgular. Weiss’in metninde de Sade’in ironik sessizliği bu noktada anlam kazanır; özgürlüğü savunanlar bile sonunda kendi hapishanelerini yaratır.


Marat/Sade, Peter Brook (1967)
Marat/Sade, Peter Brook (1967)

Filmin müzikleri ve ses tasarımı oldukça etkileyicidir. Koro bölümleri ve ritmik ses kullanımı, neredeyse bir kabare havası yaratır. Brook, sinemanın teknik imkanlarını teatral formla birleştirerek izleyiciyi bir “duyusal deneyimin” içine sokar. Bu anlamda film, zaman zaman neredeyse bir müzikal gibi akar. Eğer yapım baştan sona bir müzikal olarak tasarlansaydı, bu yoğun deneyimi daha da bütüncül bir biçimde sunabilirdi.


Marquis de Sade’in yönettiği sahnede sürekli olarak araya giren Charenton Müdürü Coulmier, otoritenin ve devletin temsilcisidir. Oyunun seyrine müdahale eder, rahatsız edici replikleri sansürler, izleyicinin sınırlarını korumaya çalışır. Bu figür, Foucault’nun iktidar tanımındaki gözetim mekanizmalarının vücut bulmuş halidir; sahnede özgürlük çığlıkları atılırken bile sistem sessizce kontrolü elinde tutar.


Filmdeki akıl hastanesi atmosferi, hem mizahi hem de trajik bir alan yaratır. Delilik ile sağduyu arasındaki sınır sürekli bulanıklaşır. Burada One Flew Over the Cuckoo’s Nest gibi filmler akla gelir, özellikle Jack Nicholson’un karakterinin toplumla çatışması. Fakat Marat/Sade bu temayı daha soyut, daha deneysel bir biçimde işler. İzleyiciyi karakterlerin deliliğine değil, kendi normalliğini sorgulamaya çağırır.


Marat/Sade, Peter Brook (1967)
Marat/Sade, Peter Brook (1967)

Genellikle tiyatro oyunlarının doğrudan filme alınmış versiyonlarını fazla durağan bulurum. Marat/Sade’de de Peter Brook’un bilinçli bir tercih olarak metne fazlasıyla sadık kaldığı görülüyor. Bu tercih, kimi anlarda filmi biraz ağırlaştırsa da, sahnelenen dünyanın klostrofobik yapısını güçlendirir. Tüm hikâye tek bir mekânda geçer, ancak bu tek mekânın içinde onlarca farklı gerçeklik yankılanır.


Görüntü yönetimi, elde kamera kullanımı ve oyuncuların çerçevelenişi açısından film ustalıkla çekilmiştir. Brook, seyirciyi sahneye o kadar yakınlaştırır ki, zaman zaman karakterlerin nefesini duyarız. Işık kullanımı, hem akıl hastanesinin kasvetini hem de sahne oyunlarının teatral enerjisini taşır.


Marat/Sade, Türkiye’de de birçok kez sahnelenmiş bir oyundur. Her dönemde yeni bir yorumla karşımıza çıkar, çünkü delilik, özgürlük ve iktidar arasındaki ilişki hiçbir zaman güncelliğini yitirmez. Bir dahaki sefere bu oyunun bir sahne uyarlamasını izleme fırsatım olursa, bu kez daha hazırlıklı, metnin alt katmanlarını tanıyarak izlemek isterim.


Marat/Sade, Peter Brook (1967)
Marat/Sade, Peter Brook (1967)

Sonuçta Marat/Sade, yalnızca bir oyun değil, bir sorgulama biçimidir. Devrim, delilik, özgürlük ve iktidar üzerine düşünmek isteyen herkesin en az bir kez deneyimlemesi gereken bir zihinsel tiyatro laboratuvarıdır.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page