Bir Suriye İç Savaşı Hikâyesi: Not Buried Yet
- Deniz Ege Karayel

- 3 gün önce
- 3 dakikada okunur
“Not Buried Yet” Suriye iç savaşının yerli halka getirdiği yıkımı gerçekçi bir biçimde gözler önüne sermesi ve savaş koşulları altında insan toplumsallığının nasıl değiştiğini göstermesinden ötürü izlenmesi gereken bir yapım olarak değerlendirilebilir.
Film savaş koşullarında babasını gömmek için yola çıkan üç kardeşin hikâyesini konu almaktadır. Ancak bu kısa film hakkında yapılabilecek bir inceleme, ne yazık ki bunun ötesine geçememektedir. Çünkü filmin en can alıcı noktasını burada ifade etmek, anlatının bütün büyüsünü bozacaktır.
Savaş hepimizin hayatını dolaylı ya da doğrudan etkileyen -yıllar boyu süregelmiş- bir mefhum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle öncelikle bu “mefhumun” ne olduğunun kavranması gerekir. Savaşın ilk sistematik örneklerinin ortaya çıkışı, mülkiyet kavramının kendisi ile çok yakından ilişkilidir. Tarım devrimi ve onun sonuçları, toplumsal kastın ortaya çıkmasına ve bu sayede “artık ürünün” belli bir zümrede toplanmasına ve savaşların bu artık ürünün doğal olarak mülkiyet rejimi etrafında şekillenmesine yol açmıştır (Faulkner, 2021, 20).
Bu noktada “mülkiyet”, “zenginlik” gibi temel anahtar kelimeler sistematik şiddetin bel kemiğini oluşturmaktadır. Aradan geçen binlerce yıl boyunca savaş; küçük ya da büyük ölçeklerde, her zaman ekonomik ilişkilerle ilintili olmuştur. Hatta toplumun gelişim biçimi ile ekonomik yapılar arasındaki yadsınamaz korelasyona da dikkat çekmek gerekmektedir.
Günümüzde ise sistematik şiddetin boyutları inkâr edilemez biçimdedir. İçinde yaşadığımız coğrafyanın dört bir tarafı savaşlarla kuşatılmıştır. Karadağ’dan, Kafkas coğrafyasına, Ukrayna steplerinden de Ortadoğu’ya kadar uzanan savaş, kâr uğruna yıkım getirmekten başka bir sonuç üretmemektedir.
"Not Buried Yet”, 21. yüzyılın en büyük çatışmalarından biri olan Suriye İç Savaşı sırasında geçmektedir. Bu bağlamda Suriye iç savaşını başlatan koşullara kısaca bakmak, ekonomi ile savaşın iç içe geçmiş yapısını anlamak açısından ipuçları sunmaktadır. Zira mevzubahis çatışmayı yalnızca kimliklerin çatışmasına indirgemek, sıkça yapılan bir hata olmaktadır.
Savaşın tetikleyici etkenlerinden biri, Esad rejiminin neoliberal politikalarla Suriye’yi dünya piyasasına entegre etme girişimi olmuştur. Esad’ın iktidara geldiği yıllar olan 2000’lerin başında özel sektöre yönelik reformlar başlatılmıştır (Gobat & Kostial, 2016, s 3).
Tarımdaki kapitalist dönüşüm, kırdan kente göç olgusunu ciddi oranda artırmış; 2000-2005 yılları arasında her yıl 135.000 insan kırsal alanlardan kentlere göç etmiştir (al-Hindi, 2011, aktaran Selby, Dahi, Fröhlich, & Hulme, 2017, s 238).
Başlangıçta GSMH yüksek görünse de 2000’lerin ikinci yarısından sonra işsizlik oranları yükselişe geçmiştir (Gobat & Kostial, 2016). Mayıs 2008’de yakıt sübvansiyonlarının kesilmesiyle tek gecede %342’lik bir artış yaşanmıştır ve 2009 Mayıs’ta da gübre sübvansiyonlarının kesintiye uğraması fiyatların %200 ila %450 artmasına sebep olmuştur (De Schutter, 2011, aktaran Selby ve diğerleri, 2017, s. 238). Sonrasında Esad karşıtı hareketin kaleleri hâline gelen bölgeler, ülkenin en yoksul ve krizin en sert vurduğu yerlerden olmuştur. Bahsi geçen bölgelerde (Haseke, Deyr ez-Zor ve Rakka) işsizlik 2006 senesinde %16, 17 civarında seyrederken, nüfusun yüzde 15’i yoksulluk sınırında yaşayarak Suriye’de yoksulluk oranın en yoğun olduğu alanlar haline gelmiştir (Gobat & Kostial, 2016, s 4).
Ampirik verilerin de desteklediği üzere, liberallerin iddia ettiği gibi iç savaş yalnızca iklim krizinin ve kimlik buhranlarının ötesinde sermayenin aşırı birikimi ve neoliberal mülksüzleştirmenin sonucudur.*
Bununla birlikte, filmin Uluslararası Savaşa Karşıtı Film Festivalinde, en iyi film ödülüne layık görülmesi de boşuna değildir.
*Selby ve diğerleri (2017) 2008-09 yılları arasında mevcut ampirik verilerin yetersizliği ve güvensizliğinden bahsediyor.
Kaynak:
Faulkner, N. (2021). Marksist dünya tarihi: Neandertallerden neoliberallere (T. Öncel, Çev.). İstanbul: Yordam Kitap.
Gobat, J., & Kostial, K. (2016). Syria's conflict economy (IMF Working Paper No. 16/123). Washington, DC: International Monetary Fund.
Selby, J., Dahi, O. S., Fröhlich, C., & Hulme, M. (2017). Climate change and the Syrian civil war revisited. Political Geography, 60, 232–244.
*Selby ve diğerleri (2017) 2008-09 yılları arasında mevcut ampirik verilerin yetersizliği ve güvensizliğinden bahsediyor.







Yorumlar